4 + 4 + 4 Eğitim sistemine farklı bir bakış

Ülkemizde 2012 yılından beri uygulanan eğitim sistemi bir takım aksamalara neden olmaktadır. Bu yazımda ağırlıklı olarak iş hayatında gördüğüm bu aksaklıkları ve çözüm yollarını yazacağım.

Sistem ilk etapta 8 yıllık kesintisiz zorunlu eğitime, kesintili olarak devam etmesi için getirildi, lakin uygulamada kesinti kısmı saha da başarısız oldu. Burada amaç Meslek Liselerini ve Çıraklık Eğitim Merkezlerini tekrar canlandırmaktı, bu sayede ara eleman dediğimiz, teknisyen, kalfa yetiştirme yapılarak piyasanın isteğine cevap vermekti. Sistem her ne kadar kesintili olsa da, sonuçta zorunlu eğitimdi. Çocukların bir şekilde eğitime devam etmeleri gerekiyordu, bu da öğrencilerin isteksiz bir şekilde okula gitmesine, işverenin de işyerinde geçirilen staj zamanını yetersiz bulmasına sebebiyet vermiştir. Dolayısıyla esnaf çırak – kalfa bulamıyor. (Burada makineleşmenin getirdiği etkiyle kaybolan meslek ve el becerilerinin olduğunu da kabul etmekteyim.)

Burada biz ebeveynlerin de hataları var, hepimiz çocuklarımızın, doktor, hakim, mühendis, öğretmen olmasını istiyoruz, dolayısıyla gençler toplamda 12 yıl boyunca zorunlu eğitime devam ediyor, öğrencinin istidadına bakılmadan herkesi aynı eğitim sisteminden geçiriyoruz, Öğrencinin yeteneği el beceresinde söküp – takma da, biz ise onu dört duvar arasında okulda zamanını geçirttiriyoruz, bu bağlamda Üniversite sınavına giren öğrenci sayısı 2.381.412 kişi* oluyor, girebilen ise maalesef 109.000 kişidir. Bu şekilde ortada on binlerce işsiz üniversite mezunu genç var, sanayide de kaynakçı bulamayan esnaf var. Genç haklı olarak “ben üniversite mezunuyum, kaynakçılık mı yapacağım” derken, esnaf da “ben üniversite mezununa nasıl iş buyururum, nasıl maaş veririm” diyor. Oysaki bu kadar gereksiz üniversite ve bölüm açılmasa beklentide yüksek olmayacaktır.

Olayın bir de şu yönü var, herkesi 12 yıllık zorunlu eğitime tabii tuttuğumuz için, ülkede ne okul, ne de öğretmen ihtiyacı bitiyor, biraz sonra çözümde yazacağım öneri ile birlikte okul ve öğretmen ihtiyacına gerek kalmayacaktır. Ayrıca okumaya niyeti olmayan çocuk, yanında okum niyeti olan arkadaşını da rahatsız ederek, onun okumasına da mani olmaktadır.

Çözüm önerim ise çocuklar 7 yaşında ilköğretime başlasın ve zorunlu eğitim 7 yıl olarak orta öğretimi de içinde kapsayacak şekilde yapılsın, 7 yaşında başlamasını isteme nedenim ise, çocuk artık okula kendini hazır hissetmekte ve başlama isteği vardır, ilköğretime başlamadan önce verilen okul öncesi eğitimle de çocuğun birçok motor becerisi de daha gelişmiş olacaktır. 7 yıl olmasının nedeni ise çocuklar artık okumayı bilerek gelmektedir. Çok rahatlıkla 8 yılda verilen eğitim, 7 yılda verilecek durumdadır. Bu şekilde 14 yaşında mezun olan çocuk, çok rahatlıkla çıraklık yaparak mesleğe başlayabilir.

Başka yazılarımda bu konuya yine parça parça değineceğim, sağlıcakla kalın.

* ÖSYM 2018 yılı TYT rakamları

aykut.kartal Yazar:

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir